Ali ÖZTÜRK Ekonomist - emeklilikhaber.com

İşte doğum borçlanması hakkında verilen Yargıtay kararı okumak için tıklayınız

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Tarih : 05.04.2010
Esas No : 2009/17858
Karar No : 2010/4907
5510 s. SGK Md. 41/1

SİGORTALILIK BAŞLANGICINDAN ÖNCE GERÇEKLEŞEN DOĞUMA DAYALI BORÇLANMA

Doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğumun gerçekleştiği tarihten önce hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması gerektiği hk.
İstemin Özeti: Dava, davacının sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar sebebiyle borçlanma yapabilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davacının doğumları yaptığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa’nın 70. maddesi gereğince ücretsiz doğum ve analık izni süresinin üst haddi 6 ay olduğundan her iki doğum için 6’şar aydan toplam 12 aylık süreyi borçlanabileceğine ve primi ödendikten sonra sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1992 olarak kabul edilmesinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

Hüküm, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davalı Kurumun temyizine gelince; uyuşmazlık, öncelikle 5510 sayılı Kanun’un 41/1-a maddesi ile hukukumuzda ilk kez düzenlenen ve kısaca doğuma dayalı borçlanma olarak nitelendirilebilecek borçlanma hakkının, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önceki doğum olaylarına uygulanıp uygulanmayacağı, doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranıp aranmayacağı ve sigortalılık başlangıç tarihinden önceki doğumlar sebebiyle bu hakkın kullanılıp kullanılamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

5510 sayılı Kanun’un, “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı, 41/1-a maddesinde;

“Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri,… kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır…” hükmü düzenlenmiştir.

Sosyal güvenlik hukukunun özel ve kamusal niteliği itibariyle ve 5510 sayılı Kanun’da, anılan hükümle getirilen, sigortalıların lehine olan ve borçlanma hakkının, Kanun’un yürürlüğünden önceki doğum olaylarına uygulanmasını engelleyen bir düzenlemenin olmaması da gözetildiğinde, 5510 sayılı Kanun’ndan önce meydana gelmiş doğum olaylarına da uygulanabileceğini kabul etmek gereklidir. Mahkemenin buna dair kabulünde bir isabetsizlik yoktur.

Doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranıp aranmayacağı hususunda ise, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması, bu haktan yararlanabilmesi için yeterli sayılmalıdır. Kadının fiziksel yapısı, doğurganlık işlevi, aile yükümlülükleri ile çalışma yaşamındaki konumu yanında, doğum borçlanmasıyla amaçlanan sonucun tam olarak elde edilebilmesi için bu tip borçlanmalarda aranan doğum öncesi sigortalılık, herhangi bir süre sınırına tabi tutulmamalıdır. Aksine bir yorum, kanunda bu yönde bir sınırlamanın olmadığı da gözetildiğinde, sosyal güvenlik hakkına aykırılık oluşturacaktır.

Doğuma dayalı borçlanma talep tarihinde sigortalı olmanın gerekip gerekmeyeceği noktasında ise, kanun koyucunun bahis konusu düzenlemede, doğuma dayalı borçlanma hakkını verdiği kişinin borçlanma talep tarihinde sigortalı olmasını gerekli gören bir ifadeye yer vermediği ve bu düzenlemeye göre sigortalı olanların yanında, hak sahiplerinin de yazılı talepte bulunmaları halinde borçlanabilecekleri dikkate alındığında, böyle bir şartın var olmadığı belirgindir.

Ancak, 5510 sayılı Kanun’un 41/1-a düzenlemesinde, “a” bendinin ilk kısmında yer verilen borçlanma imkanı, çalışırken ücretsiz doğum ya da analık izni kullanılan sürelere ilişkindir ki, bu doğal olarak daha önce sigortalı olmayı gerektirir. Aynı bendin ikinci kısmındaki borçlanma imkanı ise doğrudan ve sadece 41/1-a kapsamındaki sigortalı kadına tanınmış ve borçlanacağı süre (doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmayacağı süre) olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu imkandan yararlanabilmek için de, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması, gerekli sayılmalıdır.

Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağı gözönünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, oybirliği ile karar verildi.

yaklasim.com
İşte doğum borçlanması hakkında verilen Yargıtay kararı okumak için tıklayınız

Bir önceki yazımız olan Primini doldurarak emekli olmak için yaşını bekleyenler bir defaya mahsus olmak üzere af kanunu ile emekli edilecekler mi? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

0 thoughts on “İşte doğum borçlanması hakkında verilen Yargıtay kararı okumak için tıklayınız

  1. Musa AYDIN

    ERKEKLERE VERİLEN ASKERLİK HAKKININ, KADINLARA DA VERİLMESİ GEREKİR
    KADINLAR SİGORTALI OLDUKTAN SONRA SİGORTALILIK SÜRESİ BİR GÜN DAHİ OLSA DOĞUMLARI BORÇLANABİLİYOR, ERKELER GİBİ SİGORTA ŞARTI ARANMIYOR YENİ ÇIKAN YASAYLA HEM PRİM GÜN SAYISI ARTI HEMDE DOĞUM BORÇLANMASI YAPILAMAMAKTA BU DURUMDA KADINLAR BİR OLUP DAVA AÇMALI YADA TEPKİLERİNİ GÖSTERMELİ BAKANLIĞA TOP YEKÜN MAİL YADA MEKTUP YAZARAK DAVA AÇARAK YERİNE GÖRE MEYDANLARA ÇIKARAK BASIN TOPLANTILARI YAPMALARI GEREKİR

  2. hatice aslan

    yaniii son durum dva açarsak kazanırmıyız bunu mu diyosunuz?
    dava açarsak ssk lı olma şartı olmucak mı?
    cvp bekliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>